Tarihte Borsa

Borsalara tarihi açıdan baktığımızda, Ortaçağ fuarlarına kadar uzandığı görülmektedir. Doğal olarak, bu fuarlarla borsalar arasında önemli farklar vardır.Fuar-panayır, belli aralıklarla açılır, borsalar ise her gün belirlenmiş iş saatleri çerçevesinde çalışır.Fuar-panayırlarda alışverişe konu olan mallar bütün özellikleri ve çekicilikleriyle sergilenir; alıcılar malı görür, inceler ve beğendiği takdirde, alışveriş işlemi o anda tamamlanır.


Borsalarda ise; mal genellikle ortada yoktur; alışveriş,alıcı ve satıcı tarafından özellikleri bilinen belli tip ve kalite üzerinde (Ticaret Borsaları ) veya nitelikleri belli, kıymetli kağıtlar üzerinde (Menkul Kıymetler Borsası) çoğunlukla bir aracı eliyle yapılır.Borsadaki işlem hacmi, yoğunluğu ve çeşitliliği fuardakilerden farklıdır.Ekonomik yaşamdaki gelişme, bunları tamamen değiştirmiş, borsalarda, her gün çok büyük miktarlarda alım-satım yapılır olmuştur.


Ceneviz’de bugünkü anlamıyla bir devlet borçlanmasının yapılmış olduğunu, yapılan bu borçlanmaya tuz vergisinin karşılık gösterildiğini, nama yazılı olan senetlerin  noter kaydı ile elden ele devredip çeşitli işlemlere uğradıktan sonra , bu senetler üzerinde bazı kredili işlemlerin bile yapılmış olduğunu ortaya koymuştur. Ne var ki çağdaş anlamda menkul kıymet alım satımı gerçekleştirilen ilk borsa, Amsterdam Borsası’dır.


Gerçi baharat, bazı tür balıklar ve lale soğanı gibi bir kısım mallar, deniz aşırı ticaretin gelişmesinden sonra adeta standartlaştırılarak çeşitli ticari işlemlere konu olmuştur.Ancak, standart tip eşya üzerinde, bu mallar alışveriş yerinde hazır tutulmadan işlem yapıldığını görebilmemiz için XIX.yüzyılın sonlarını beklemek gerekmiştir.


Borsaların tarih içindeki gelişimlerini, borsa işlemlerine aracılık eden görevliler ve aracılar açısından da incelemek olanaklıdır. Borsada aracılık işlevini üstlenenler, bir zamanlar başka bir ülkeden ticaret amacıyla gelen bir yabancıyı koruması altına alıp, ona yol gösteren , yabancı bir prensin hakim olduğu bir ülkede gerekli her türlü yardımı yapan fuar rehberlerinin  yada mihmandarların gelişip, nitelik değiştirerek bugüne intikal etmiş örnekleridir.


Önceleri yabancı tacirleri koruyucu bir rehber görevini üstlenen bu aracılar , ulusal güvenlik her ülkede yerleşip, insanları yasal düzenlemeler korumaya başlayınca, ticari işlemlerde yeminli şahitlik yapar duruma  gelmişler ve böylece ticari işlemlerin istediği güven havasını temin etmede, önemli bir yer tutmaya başlamışlardır.Ticari hayat geliştikçe, aracılar, yavaş yavaş tellal ve komisyoncu sıfatını kazanmışlardır.


Borsa kelimesinin kökeni hakkında  da çeşitli görüşleri ileri sürülmektedir.İddialara göre , İtalyanca ve Yunanca’dan türemiştir.


Orhan Hançerlioğlu’nun Ekonomi Sözlüğü’nde kelimenin İtalyanca olup, kese anlamına geldiği yazılmaktadır. Bedri Gürsoy İse,kelimenin Yunanca’dan geldiğini:deri ve deriden yapılma kese anlamını taşıdığını ifade etmektedir.


Kökeni ne olursa olsun, kelimenin taşıdığı anlam itibariyle, kese ve keseler içinde saklanan madeni paraları konu ettiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirttiğimiz gibi, borsalara konu olan ilk unsur, madeni paralar idi. Bu yüzden madeni paraları taşımaya yarayan bu keselerin adının, zamanla bu önemli kurumlara isim olarak atfettiği düşünülebilir.


Dünyada borsaların ortaya çıkışına kaynaklık eden oluşum hakkında, hemen hemen tüm eserler aynı kaynağı kullanmışlardır. Kullanılan bu kaynak;XVII-XVIII yüzyıllarda Fransa’da yaşamış olan iktisat felsefecisi Jacques Savary’nin 1673 yılında yayınlanan, Le Parfait Negociant adlı ticaret sözlüğüdür.


İlk borsanın ortaya çıkışına ilişkin bilgiler,Savary’ın sözlüğünden şu şekilde aktarılmaktadır:
Belçika’da “Bruges’da, adı yabancı tacirler tarafından Van Der Bourse veya Van Der Börse gibi değişik biçimlerde söylenen bir banker ailesi varmış.Bu aile ‘des Bourses’ denilen ve armasında üç para kesesi bulunan bir han işletirmiş.


Ortaçağdan beri canlı ticaret merkezlerinden biri olan Bruges’a gelen işadamları burada toplanırlarmış.Mal ve senet üzerine bu tür işlemler ortaçağ fuarlarında daha öncede cereyan ederdi.Fuar zamanı dışında  veya bozuk havalarda kapalı yer toplantıları yapılırdı.Alıcı ve satıcıların toplandıkları yerlere(loca), alışveriş odası veya burjuva kıraathanesi denilirdi.Ancak Hotel des Bourses’un şöhreti zamanla yayılmış ve oradaki muamale usulleri taklit edilmiş, borsa sözcüğü de yerleşmiştir.”


Bourses ailesinin hanlarında tacirleri ağırlayarak, ticari işlemlerinde aracılık etmeleri, büyük bir ihtiyaca karşılık vermiş olmalı ki, çabucak yaygınlaşmış, Avrupa’nın birçok yerinde buna benzer kurumlar meydana getirilmiştir.


Keşifler sonucu, büyük deniz yollarının açılmasıyla, dünya ticaretinin Atlantik kıyılarına kayması, Anvers şehrinin önemini artırmıştır.1460 yılında kurulan Anvers Borsası, 1531’de gelişmesini tamamlayarak mükemmel bir hale gelmiş ve uluslar arası bir önem kazanmıştır.Bu borsanın açılışının ardından kısa zaman dilimleriyle Amsterdam ve Lyon (1530) borsaları da ticari yaşamın hizmetine girmişlerdir.XVI.Yüzyıl, borsaların yaygınlaşması açısından  önemli bir dönemdir.


Mevcut borsalara ek olarak yeni borsalar da kurulmaya başlanmıştır.Nitekim 1549 yılında Toulouse Borsası, 1568 yılında Rounen Borsası,1571 yılında da Londra Borsası kurulmuştur.


Paris Borsası 1724 yılında hizmete girerken aynı dönemde Hamburg ve Bremen borsaları da faaliyete geçti.Günümüzde dünyanın en büyük borsası olarak nitelendirilen New York Borsası ise 1792 yılında ticaret hayatına katılmıştır.


Dünyanın önemli borsalarından olan Londra,New York,Brüksel,Berlin borsaları, borsacılığın gelişmesinde etkili olmuş ve bunların sayesinde borsacılık sahasında önemli adımlar atılmış, böylece borsalar bugünkü mükemmel şekillerini almışlardır.