Anasayfa / KÖŞE YAZILARI / KURDUKLARI SİSTEME MUHALİF OLANLAR
KURDUKLARI SİSTEME MUHALİF OLANLAR
04 Ekim 2012 Perşembe 10:15 Yazdır
Türkiye, yıllarca “karma ekonomi” diye tarif edilen belirli bir kurala değil de gelen-gidenin keyfine bağlı hareket ettiği, dünya da pek eşi benzeri bulunmayan bir yöntemle yönetildi. Ta ki, 1983’de Turgut Özal’ın ANAP ile tek başına hükümet olmasına kadar. Turgut Özal, ekonomide dünyada serbest piyasa ekonomisi adı altında uygulanan dışa açık sistemi Türkiye’ye adapte etmeye başladığında çok sıkıntılar çekti, çok büyük dirençlerle karşılaştı. Ama yine de bu sistemin temellerini Türkiye’nin geleceğine damga vuracak şekilde attı. Özal sonrasında hükümet edenler zaman zaman eskiye yönelik sapmalar gösterseler de, serbest piyasa ekonomisini bir kenara koymanın mümkün olmadığı bir süreç yaşandığı için başarılı olamadılar. Ancak Türkiye’yi kalkınma hareketinde sekteye uğrattılar.

2002’de tek başına iktidara gelen Ak Parti ile birlikte hızlanan kalkınma hareketi, bir çok alanda Devletin müdahaleci ve bu nedenle de hantallığa sebep olan anlayışını bir kenara koyacak düzenlemeleri ardı ardına gerçekleştirdi.

Bu süreçte üretim ve ticaretinde lider olduğumuz fındık sektöründeki düzenlemeler, daha doğrusu serbest piyasa uygulaması maalesef 2009 yılına kadar hayata geçirilemedi. 2009’da üreticiyi koruma altına alan, alan bazlı destekleme ile hayata geçirilen piyasa ekonomisi bazı aksaklık ve eksiklere rağmen başarılı bir başlangıç dönemini geride bıraktı.

Ancak, bazı kesimlerin mevcut sistemi gereken argümanlarla destekleyerek fındık için kazandırıcı politikalar uygulamayı teşvik etmeleri gerekirken, devlet adına destekleme şekliyle eski yanlışı hayata geçirmeye çaba sarf etmeleri, sistemi olumsuz etkileyip, piyasada kafaları karıştırıyor.

Hele hele, fındıkta istikrarlı bir piyasa oluşmasına yönelik bu sistemi hayata geçiren bugünkü hükümetin uygulamalarını aynı partinin bakan ve milletvekilleri ile yerel bazda siyaset yapan yöneticilerinin sahiplenmeyerek, eleştirip sekteye uğratmaya çalışmalarını anlamak mümkün değildir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın istikrarlı bir piyasa ve geleceği parlak fındık sektörü için hayata geçirdiği sistemi yıkmak isteyenler yanlış yapıyorlar.

Serbest piyasa koşullarında gelişen bir sektörde bir bakanın “Hesap soracağız” şeklinde beyanda bulunarak, sektörün bazı kesimlerini zan altında bırakması akıllara durgunluk veriyor.

Umarız, Sayın Başbakan bu beyanlardan ve gelişmelerden haberdardır.

Üretimde verim ve kaliteyi arttırıp, üreticilerin gerçek kooperatifçilik anlayışı altında örgütlenmelerini sağlayarak piyasada etkili olma yerine başta ihracatçılar olmak üzere Türk fındığını dünyaya satanları zan altında bırakacak sözler sarf etmeleri sektörün tümüne zarar vermektedir.

Sanayici ve ihracatçının adeta dış piyasaya düşük fiyattan fındık satmaya çalıştığı gibi ifadeleri kullananlar hata etmekte, başta üreticiler olmak üzere kamuoyunu yanlış bilgilendirmektedirler.

Fındığın ticareti ile ilgili tüm kayıtlar firmaların yanı sıra, Ticaret Borsaları ve ihracatçı birliklerinde mevcuttur. Bunların incelenmesine de kimsenin itirazı yoktur. Sıkıntı ve üzüntü, bu incelemenin bazı çevreler ve kişiler tarafından sanki tekel oluşturuluyor gibi sunulmasınadır.

Sonuç olarak, fındık sektöründe dünya şartlarında bir sistem uygulanmaktadır. Yapılması gereken, bu sistemi yıkmak değil, lisanslı depoculuk ve ürün borsacılığı, gerçek manada üretici kooperatifçiliği ile destekleyerek daha güçlendirmektir. Bu da Türkiye’ye ürettiği fındığın tamamını satabilme, ihraç edebilme şansını verecektir.

MEHMET CİRAV - Meclis Başkanı
Diğer Yazıları : Tümü
  Pazarkapı Mahallesi Sahil Cad. No:105 61200 Ortahisar / Trabzon
T. 0462 326 45 05    F. 0462 326 09 66

tb.org.tr