Anasayfa / RÖPORTAJLAR / GÜRDAL MAZLUM; “AVRUPALI FINDIĞI BU KADAR UCUZA YEMEMELİ…”
GÜRDAL MAZLUM; “AVRUPALI FINDIĞI BU KADAR UCUZA YEMEMELİ…”
01 Kasım 2010 Pazartesi 00:00 Yazdır
23 yıl aralıklı olarak fındık sektöründe…
Gürdal Mazlum; “Avrupalı fındığı bu kadar ucuza yememeli…”

1987’de girdiği fındık ticaretinde 2009’a kadar aralıklarla yer alan ve  2009’da adeta bir daha ayrılmamak üzere işine geri dönen Gürdal Mazlum, fındığın arz talep dengesine göre fiyat bulan bir borsa ürünü olduğunu hatırlatarak, “Ancak, Avrupalı’da bugünkü gibi fındığı bu kadar ucuza yememeli” diyor.

Trabzon’un Pazarkapı semtinde geçtiğimiz yıl yeniden alım-satım yeri açan Gürdal Mazlum, fındıkla ilgili temel sorunların geçmişte olduğu gibi bugünde varlığını sürdürdüğünü ileri sürüyor.

Gürdal Mazlum ile hayatını, bugünü ve fındığı konuştuk.  İşte açıklamaları:

Terzilikten fındık ticaretine dönüş...
1960’lı yıllarda Trabzon’un hatırı sayılır terzilerindendim. O dönemlerde iş yetiştiremezdik.
Elbise siparişi verenler bir kere 2-3 ayı göze alırlardı. Temiz çalışır, kalite iş yapardık. Çıraklık yıllarımı Trabzon’da yaptıktan sonra kalfalık dönemim Şişli ve Galatasaray’da devam etti. Trabzon’da Murat Şanlı, Ankara’da Necati Ulutaş ve İstanbul’da Sefer Bey’in yanında terzilik mesleği adına çok şeyler öğrendim. O dönemlerde usta dikimi elbiselere çok talep vardı. Şimdi bu meslek bitti. Ne yazık ki. fabrikaların çokluğu, sanata olan ilgisizlik terzilik mesleğini de bitirdi Sonra, terziliği bir kenara bırakarak 1987 yılında bir arkadaşımın tavsiyesiyle fındık işine girdim. Fındık işi zor bir iştir, meşakkatlidir. Zaman zaman ara verdiğim dönemler oldu. Ama geçtiğimiz yıldan itibaren bir nevi bağımlılık yaratan fındık ticaretine yeniden sarıldım desem yeridir.

Avrupa’ya fındığımız ucuza gidiyor...
O dönemlerde devlet Fiskobirlik aracılığıyla fındığa destek veriyordu. Yabancı fındığımızı ucuza kapatamıyordu. Şimdi ihraç fiyatı aşağılara düştü. Bu sezona gelince bir kere rekoltenin tam sağlıklı yapılmadığı inancındayım. Üretici artık her şeyi saati saatine takip ediyor. Gerçek rekolte tespit edilse vatandaş fiyatların yüksek olacağını düşünür değil mi? Oysa şu an düşük. Zaten fiyatların artacağını da düşünmüyorum. Dünyada tüketilen fındık miktarı az çok belli. Türkiye’nin rekoltesini 550 bin ton düşünürsek, ABD, İtalya, İspanya, Gürcistan gibi ülkelerden gelen fındıkların rekoltesi de 150 bin ton civarında. Bu da dünya piyasasının ihtiyacına eşittir.

Köylü emanet olayını kaldırmalı...
Fındık üreticisi fiyatların biraz daha yukarı çıkmasını haklı olarak bekliyor. Ama şu an için bu mümkün görünmüyor. Köylü fındığını yığılma olmadan pazara dengeli getirirse o zaman belki fiyatlar biraz daha yukarı çıkar. Bunun içinde Kurban Bayramı sonrası bir fırsat gibi görünüyor. Tabi ‘Umut’ tan öteye değil bu söylediğim.. Köylünün bir kere şu emanet olayını kafasından kaldırması gerekiyor. Bu tam bir hayalciliktir. Eğer bugün uygulanan politikalar aynen gelecek yıllarda da devam ederse müstahsil için işin daha zor olacağını söyleyebilirim. Yetkililer bu işi bir gözden geçirmelidir. Milli bir ürünümüz var ve yılda 1-1,5 milyar dolar döviz getiriyor ama, yine de Avrupalı fındığımızı ucuza yiyor. Bunun bu kadar kolay olmaması lazım diye düşünüyorum.

Fiskobirlik’in üreticiye olan borcu ödenmeli…
Fiskobirlik fındık üreticisi için önemli bir kuruluştur.Ancak şimdi büyük sıkıntıları var. Bir kere üreticinin FKB’ye olan güveni sarsılmış durumda. Halen üreticiye olan borçlar var.  Bu olaya  devletin  el atması lazım. Üreticinin borcu mutlak suretle ödenmelidır. Bu  bir şekilde yapılmalıdır. Gayrimenkulleri satılıp da mı değerlendirilir? Yoksa başka bir şekilde mi? Mutlaka bir çözüm bulunmalıdır. Mesela, geçtiğimiz günlerde dile getirildiği gibi, fındık bedelleri Fiskobirlik’in değil, direk olarak fındık üreticisinin hesabına  yatırılarak konu çözümlenebilir.

 

  Pazarkapı Mahallesi Sahil Cad. No:105 61200 Ortahisar / Trabzon
T. 0462 326 45 05    F. 0462 326 09 66

tb.org.tr