Anasayfa / RÖPORTAJLAR / DÜZ OVADA KEKLİK AVLAYALIM, FINDIK YETİŞTİRMEYELİM…
DÜZ OVADA KEKLİK AVLAYALIM, FINDIK YETİŞTİRMEYELİM…
09 Aralık 2009 Çarşamba 00:00 Yazdır
Baba mesleği fındıkçılık dururken, ayakkabı sektörüne sayacı olarak el atan Ali Yürük, “Bu işin geleceği yok” diyerek fındığa döndü ama orada da geleceğin iyi olmadığı görüşünde…. Yürük, “Fındığın vatanı Doğu Karadeniz’dir.. Bu bölgede fındıktan başka ürün olmaz ve en iyisi de burada yetişir. Ama, her yere yaydılar. Ovaya, dağa.. Düz ovada keklik avlayalım, fındık yetiştirmeyelim. Doğu Karadeniz’e özgü bir üründür” diye konuştu.

Ali Yürük’ün fındık sektörü ile ilgili görüşleri şöyle:

Dükkan sahibi idim, işçi oldum…
İlkokul sıralarında 11-12 yaşlarındayken ve ilk işim ayakkabı sayaçlığı idi. 1986 yılında ustabaşı oldum. Ancak ayakkabıcılık sektörünün geleceği olmadığı kanısıyla birlikte baba mesleği kabul ettiğim fındık işine soyundum. Oysa babamın asıl mesleği de terzilikti. O da sonradan bu mesleği seçti. Eskiden bu meslek itibar görürdü. Millet birbiriyle iyi geçinir, ticaret yapardı. Saygı-sevgi vardı. Bu 2000’li yıllara kadar böyleydi. İşler oldukça yoğundu. Para kazanırdık. Vatandaş çektiği sıkıntının azda olsa emeğini alırdı. Şimdi esnaf bir tuhaf olmuş. Para versen alamazsın.. Vermesen kötü olursun.. Kefil olursun, adamın borcunu ödersin. Siftah yapamadan kepenk kapattım desem yalan söylemiş olurum. Allah’a şükür üç beş kuruş kazanıyoruz. Ama gelir gideri karşılamıyor. Ben bu mesleğe başlarken, gelecek görüyordum ama ayakkabıcılık gibi bunun da geleceğinin olmadığını anladım. Yani fındık bizi yanılttı.  Zamanında dükkan sahibiydim şimdi asgari ücretle işçi oldum!..

Bu fındığın durumu düzelmez arkadaş..
Fındığın durumu ne olur? Buna şunu söylerim: Bu fındığın durumu düzelmez arkadaş. Neden? Çünkü fındık dönem dönem pahalı olduğu için rakip ülkeler fındığa özendi. Ne oldu? Bize rakip olmaya başladılar. Onlardaki işgücü bizden daha ucuz. Maliyetleri düşük. Bizdeki arazi şartlarından dolayı maliyetler yüksek. O yüzden Türkiye’de fındık asla para etmez. Etmesi için neler yapılabilir? Bir kere çok radikal kararlar alınmalı. Türkiye’nin ihtiyacına göre belirlenen arazilerde fındık yetiştirilmeli. Düz ovada yetiştirilen fındıklar sökülmeli. Fındık, 20-30 yıl öncesine geri dönmeli. Ancak o zaman dışarıya bağımlı olmayız. Bir kere düz ovaya ne eksen yetişir. Bizim arazilerimizde insan bırakın ürün yetiştirmeyi yürümek bile zor.. Arazi sarp ve engebeli. Buralarda ancak fındık meyvesi yetiştirilebilir. O yüzden Batı Karadeniz, Orta Karadeniz’deki fındık bahçelerinin sökülmesinden yanayım. Lütfen fındığı bize bıraksınlar.

50 ton nerede? 500 Kg nerede?
Adamın biri düz ovada 50 ton fındık yaparken, Ali Yürük de Anifa Köyünde, Akoluk Köyünde 500 kg fındık yapıyor. 50 ton yapan adam hiç eli değmeden 30 tonunu masrafa ayırsa 20 ton kendine kalsa, bu 20 tonu da 4 kg dan satsa sana 80 bin lira eder. Bu da yıllık olarak iyi bir paradır. Peki;  Ali Yürük ne yapsın? 500 kg fındığı kendi toplayacak. Zaten yarısını yer. Geriye kalır 250 kg. 250 kg onun nesine yetecek? Yeme niye yiyorsun diyeceksin. Yemezsen fındığını nasıl satacaksın? Sen malını bileceksin, kalitenin farkına varacaksın ona göre pazar yapacaksın. Dediğim şudur ki; düz ovadaki 50 ton yapan arkadaş fındık bahçesini  sökecek, 500 kg yapan vatandaş ürününü bilinçli ekecek, hasadını yapacak, toplayacak, kurutacak ve satacak. Yani eski fındık geri gelecek..

Hükümet hiçbir ürüne el atmamalı..
Bu yıl Devlet fındık fiyatına karışmadı. Aslında hükümetin bir tek fındığa değil hiçbir ürüne girmemesi lazım. Bir kere denetim diye bir şey yok. Devlet aldığı maldan zarar ediyor.  O yüzden bırakın hiç almasın bize de zarar ettirmesin. Fiskobirliğe 100 trilyon vermediler TMO’ya tonlarca mal aldırdılar sonrada trilyonlarca zarar ettirdiler. Denetimin yoksa bu işlere girmeyeceksin. Bence Fiskobirlik ortaklarıyla birlikte hareket edip yeniden ayağa kalkmalıdır. Devletle işi olmamalıdır. Zengin biri çıkacak bu kuruma destek verecek. Hani zenginlerimiz nerde? Bazı firmalar Ülker’e mal veriyor. Neden Fiskobirlik vermesin. Bu gün fındıkta en iyi tesisler Fiskobirlik de. Bu gün fındığın her şeyi kullanılıyor. Ne yazık ki elimizdeki değerin kıymetini bilmiyoruz. Bu gün Opet’e gidiyorsun 100 TL’lik mazot alıyorsun sana deterjan-bardak hediye ediyorlar. Bunu neden Fiskobirlik yapmıyor? Versin Opet’e kavrulmuş fındık. Benzin alana hediye olarak fındık verilsin. Bazı marketlerde en fazla çikolata alana bisiklet hediye ediliyor. 100 TL’lik çikolata aldım bisiklet hediye ettiler. Bunu FKB de yapsın. Ben marketlerde satılan kavrulmuş fındığı yiyemiyorum. Sürekli fındık yediğim halde yiyemiyorum. Düşünsenize tek tuk fındık yiyen ya da ilk kez yiyen birisi bir daha o fındığı satın alır mı? Bunlar önemli konular diye düşünüyorum.

Piyasada kalitesiz ürün çok..

Bir ara TMO fındığı aldı 8 TL’den başladı sonra 10 TL’ye çıkardı. Bir kere yenir fındık değil. Vatandaş ne dedi? Kalitesiz.. Bu fındık yenmez.. Fındık buysa biz badem yiyelim, fıstık yiyelim.. Kaliteli ürün olması lazım. Bunun yanında fındık üreticisi mutlaka bilinçlendirilmeli. Ta ki hasadından toplanmasına kurutulmasına kadar. Vatandaşımız ne yazık ki bu konularda çok bilinçli değil.

Fiyatlar Şubat-Mart’ta  yükselişe geçebilir..
Şu an fiyatlara bakarsak durum hiç de iç açıcı değil. Görüşüme göre; TMO’nun malı eski mal. Şu an piyasayı kurtaracak fındık olduğuna inanmıyorum. Bir kere 2010 yılının Şubat-Mart aylarında fındığın yukarı çıkacağı inancındayım. Bu da ihtiyaçtan dolayı. Ama küçük esnaf-üretici olarak ben şahsen çıkmasını istemiyorum. Zaten ihtiyacı olan köylüde fındık kalmamıştır. Malını mutlaka satmıştır. Ya ihtiyacı olmayan köylüde ya da stokçu esnafta fındık kalacaktır. Onlar kazanacağına fiyat yukarı çıkmasın kardeşim. Fındık sezon başında para etmeliydi. Bundan sonra etse ne olur etmese ne olur.


Yerimizi yurdumuzu sattık, gerisi Allah kerim..
Şu an durumumuz inanın çok zor. Geçinmek için zaman zaman kredi çekiyor, borçlanıyoruz. 2-3 yıl böyle geçiniyoruz. İçinden çıkabilirsek çıkıyoruz çıkamazsak yerimiz varsa satıyoruz yoksa kapatıp gidiyoruz. Bu güne kadar yerimiz vardı  sattık kurtulduk ama bu günden sonra ne olur onu Allah bilir. Ben fındıktan bu güne kadar zengin olanını görmedim. Bilmiyorum belki gören vardır.  Zenginlik derken bunu sürekli bir zenginlik olarak söylüyorum. Neticede bir yerde lastik patlıyor. Bu iş hem çok riskli bir iş hem de oldukça sıkıntılı. Ama bir kere bulaşmışız, hastalık gibi bir şey diyebilirim. Bu güne kadar kopamadık bu meslekten bundan sonra da kopacağımızı sanmıyorum.



Fındıklı Ekmek projesi tutmaz..
Ticaret Borsası Mayıs ayında bir fındıklı ekmek projesi başlattı. Bakıldığında çok güzel düşünülmüş herkesin yararına olacak bir proje ama şahsi görüşüm bu proje tutmaz. Niye tutmaz? Fırınlara bedava un verirsen yaparlar. İşi paraya dökünce hepsi kaçarlar. Benim anladığım budur. Ben tatlıcılara fındık öğütüp veriyorum. Kaliteli olduğu için pahalı geliyor. Ama onlar gidip fabrikalardan ucuza alıyorlar dolayısıyla ne olduğu belli değil. İnanın yaptıkları tatlı tatlı bile değil. 

Röportaj: Ömer ALTUNTAŞ








Ali YÜRÜK - YÜRÜK FINDIK TİC.LTD.ŞTİ.
  Pazarkapı Mahallesi Sahil Cad. No:105 61200 Ortahisar / Trabzon
T. 0462 326 45 05    F. 0462 326 09 66

tb.org.tr