Anasayfa / KÖŞE YAZILARI / CENNETE CEHENNEM ÇUKURU AÇMAK
CENNETE CEHENNEM ÇUKURU AÇMAK
09 Eylül 2013 Pazartesi 09:51 Yazdır
Geçtiğimiz günlerde; çok tartışılan, ama çoğunlukla olumlu destek bulan, “Cennete cehennem çukuru açmak” diye bir ibare kullandık. Tonya ilçesine yapılması düşünülen çimento fabrikası nedeniyle söylemiş olsak da, genel anlamda Trabzon’un doğal güzelliklerine, insan eliyle verilebilecek tüm müdahaleler, zararları tek cümleyle ifade edebilmek içindi söylemimiz.

Doğal hayatı koruma bilincinin çok geç harekete geçtiği ülkemizde, Doğu Karadeniz ve onun merkezinde olan Trabzon, sahillerinin dışında hala bakir sayılabilecek bir arazi yapısına sahiptir. Sahilde denize girerken, 30 dakika içinde bin rakımın üzerindeki dağ ve yaylalara ulaşabilecek derecede turizm çeşitliliği sağlayan bu arazi yapısı öyle veya böyle şimdiye dek çok fazla tahrip edilmemiş, edilememiştir.

Buralar, günümüzde kalabalıklardan artık kaçarak, kendi başına ve tabiatla iç içe kalarak stresten uzakta dinlenmeyi tercih edenler için ideal ortamlardır. İşte bu nedenle dağlarımız ve yaylalarımızın doğal yapısında en küçük bir tahribata yol açacak yatırımları, getirisi ne olursa olsun yapmamak gerekiyor. Çünkü, giderek kirlenen ve küresel ısınma nedeniyle de kurumaya başlayan dünyamızda Doğu Karadeniz ve Trabzon’un sahip olduğu cennet gibi doğal yapı ve yeşillik, geleceğimiz için en büyük yatırımımız, en değerli kazancımızdır.  İşte bu nedenle bu cennet köşesi yerlerin ekolojik dengesini bozacak, ses ve görüntü kirliliğine sebep olacak her türlü müdahaleye cehennem dememizin nedeni budur. Kaldı ki, biraz daha iç kesimlere gidilerek kıraç topraklar üzerinde çimento fabrikası gibi tesislerin kurulmaması için hiçbir neden yoktur.

Başta da ifade ettiğimiz gibi, küresel ısınma nedeniyle dünyanın yeşilliğini ve doğallığını en uzun süre koruyacak kesimler arasında gösterilen Doğu Karadeniz’in merkezindeki Trabzon, ayrıca sahip olduğu tarihi eserlerle de yerli ve yabancı turistlerin ilgisini daha fazla çekecektir. Bunun için sahil bandındaki konaklama tesislerine ilave olarak iç kesimlerde ahşap yapılaşma ile sadece yeme, içme, yatma hizmeti veren değil, bunların yanında her türlü sportif ve sosyal aktivitelere de imkan sağlayan tesisleri de bünyesinde barındıran konaklama merkezleri inşa edilmelidir.

Yöre halkı bilinçlendirilerek pansiyonculuk yaygınlaştırılıp, yayla evleri turizmin hizmetine sunulmalıdır. Özellikle sıcak yörelerden akın akın gelen Arap turistlerin bu gibi mekânlara ilgi gösterdiği dikkate alınırsa, pansiyonculuğun günümüz ve geleceğin en iyi yatırımlarından biri olacağını tahmin etmek zor değildir.

Ancak, tüm bunlar geçmişte olduğu gibi, günü kurtarma şekliyle değil, gerçek manada bir turizm master planı yaparak, bundan taviz vermeden uygulamayla hayata geçirilmelidir. Aksi takdirde, kendi elimizle bu cennet köşesi yerleri cehennem çukurlarına çevirmiş oluruz ki, bunu yapmaya hiç kimsenin hakkı yoktur.

 

ŞÜKRÜ GÜNGÖR KÖLEOĞLU - Yönetim Kurulu Başkanı
Diğer Yazıları : Tümü
  Pazarkapı Mahallesi Sahil Cad. No:105 61200 Ortahisar / Trabzon
T. 0462 326 45 05    F. 0462 326 09 66

tb.org.tr